3 haziran 1963 ustanın ölüm yıldönümü

<< < (2/6) > >>

Angel:
     

Nâzım Hikmet Bahriye Mektebi öğrencisi.



Nâzım Hikmet, annesi Celile Hanım,
kız kardeşi Samiye ile.



Nâzım Hikmet ile Vâlâ Nureddin Bolu'ya
öğretmen olarak atandıkları günlerdeki kılıklarıyla.



Nâzım Hikmet ile ilk karısı Nüzhet Hanım.     



Moskova'ya ikinci gidişi yıllarında.



Nâzım Hikmet ile ikinci karısı Dr. Yelena Yurçenko



Nâzım Hikmet ile Laz İsmail'in (Bilen) Rize'den İstanbul'a
getirilişlerini haber veren "Cumhuriyet" gazetesi.


İlk beş kitabı için açılıp aklanmayla sonuçlanan davanın duruşmasında.



Nâzım ile Piraye Mithat Paşa köşkü günlerinde.











Angel:


İpek Film Stüdyosu'nda "Güneşe Doğru" adlı film çekilirken,
Arif Dino, filmin kameramanı, baş kadın oyuncusu,
 Nâzım, omuzuna dayandığı ressam Faruk Morel,
arkalarında İhsan İpekçi ile Osman İpekçi.



Nâzım Hikmet Ankara Merkez Komutanlığı Cezaevi Bahçesinde.



939 yılında Erenköy'de Misket'in bahçesinde Nâzım ile Memet Fuat.
Nâzım'ı sevenler sağlık nedeniyle cezasının
uygulanmasını altı ay erteletmeyi başarmışlar.
Ama altı ay dışarıda kalamayacak.     

http://www.nazimhikmetran.com/images/fotolar/28.jpg

Çankırı Cezaevi'nde.



Kemal Tahir, Nâzım Hikmet, Hikmet Kıvılcımlı Çankırı Cezaevi'nde



Nâzım ile Piraye Bursa Cezaevi'nde.




"Güzel yüzlü şair" Bursa Cezaevi'nde.



 Bursa Cezaevi'nde.



 Grevin altıncı günü gazete haberi.

Angel:


 Cezaevinden çıktığı günlerde Münevver Andaç'la.



29 Haziran 1951. Moskova Hava Alanı'nda
Edebiyatçılar Birliği'nin karşılama töreni.



 1951 Ağustosunda Doğu Berlin'de yapılan
 Dünya Gençlik Festivali'nde
Nâzım Hikmet kendisini
coşkuyla karşılayan gençlerle.



Nâzım Peredelkino'daki daçasında
Memet'in fotoğrafları önünde dinleniyor.



 1962 Kasımında Paris'te Avni Arbaş, Güzin Dino, Nâzım, Abidin Dino, Vera Tulyakova.



Kırlaşan saçlar.



Münevver Andaç ile Memet Moskova'ya ancak
Nâzım'ın ölümünden sonra geldiler.



Moskova'da Novodeviçiy Mezarlığı'nda Nâzım Hikmet'in mezarı.

Mavi:
ÇOCUKLARIMIZA NASİHAT
Hakkındır yaramazlık.
Dik duvarlara tırman
                    yüksek ağaçlara çık.
Usta bir kaplan
                        gibi kullansın elin
yerde yıldırım gibi giden bisikletini..
Ve din dersleri hocasının resmini yapan
            kurşunkaleminle yık
            Mızraklı İlmihalin
                        yeşil sarıklı iskeletini..
Sen kendi cennetini
                kara toprağın üstünde kur.
Coğrafya kitabıyla sustur,
seni «Hilkati Âdem»le aldatanı..
Sen sade toprağı tanı
                         toprağa inan.
Ayırdetme öz anandan
                            toprak ananı.
Toprağı sev
                    anan kadar...

Nazım Hikmet

Mavi:
BU VATANA NASIL KIYDILAR
   

İnsan olan vatanını satar mı?
Suyun içip ekmeğini yediniz.
Dünyada vatandan aziz şey var mı?
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Onu didik didik didiklediler,
saçlarından tutup sürüklediler.
götürüp kâfire : «Buyur...» dediler.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Eli kolu zincirlere vurulmuş,
vatan çırılçıplak yere serilmiş.
Oturmuş göğsüne Teksaslı çavuş.
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Günü gelir çarh düzüne çevrilir,
günü gelir hesabınız görülür.
Günü gelir sualiniz sorulur :
Beyler bu vatana nasıl kıydınız?

Nazım Hikmet

Navigasyon

[0] Mesajlar

[#] Sonraki Sayfa

[*] Önceki Sayfa